Bilgi Almak İstiyorum

Adınız  
E-posta    
Telefon  
Konu  
İleti  
Detaylı Bilgi İçin
KNOWLEDGE/BİLGİ EDİNME
LIVCON

 


Knowledge kelimesini Malumat/vukuf/ilim/bilgi edinmek olarak çevirebiliriz. Ben bilgi edinme olarak kullanacağım.

Bilgi edinme hafızanın da ötesine geçerek dış dünya ile ilgili detaylı bir algı oluşturmamızı ve anlamımızı sağlar. Ama aşırı fazla bilebilirsiniz!

Beynin en önemli özelliklerinden biri de farklı farklı bilgiler edinip aralarında ilişki kurabilme yeteneğidir. Bilgi edinimi/bilgi edinme gerçekten büyük bir güç; az olursa çok tehlikeli ne kadar çok olursa yaşam ile mücadele de o kadar kolaylaşır.

Ama bilgi edinme/knowledge tam olarak ne? Durum ve olaylar beyinde nasıl organize oluyor ve ihtiyaç olduğunda geriye çağrılabiliyor?

Bilgi edinme/Knowledge semantik/bütünsel bir hafıza olarak bilinir ve hafıza üstünden çalışarak insanlar, objeler ve yerler hakkında bilgi depolar. Paris’in Fransa’nın başkenti olduğunu bilen kısmımız bu.

Knowledge/Bilgi edinme ne tür bilgiyi hafızana aldığından öte o bilgileri beyninde nasıl organize ettiğin ve çevrendeki dünya hakkında zengin ve detaylı algı oluşturabilmen için dış dünya ile nasıl bağlantı içine soktuğun ile ilgilidir. Bu yüzden Knowledge e bilgi işleme de diyebiliriz. Ya da bilişim gibi bilgi ve işlemeyi kısaltabiliriz. (Bilişim kelimesini Doğan Cüceloğlu’nun insan ve davranışı kitabında görmüştüm), insanı anlamak için önemli bir kaynak. Ancak yazımın kitaptan alıntı bir yanı yok.

Örneğin köpeğin bir bölümü köpek ile ilgili diğer bilgileri beyinde ateşleyecektir. Köpeklerin nasıl hayvanlar olduğunu, nasıl hareket ederler, nasıl davranırlar, bildiğiniz köpek cinsleri, hatta tanıdığınız köpek isimleri vs. Tüm bu ufak tefek bilgiler sadece bir tane tetikleyicisiyle ateşlenebilir.

Beynin bu şekilde işlemesinin altında yatan dinamikler tam olarak netlik kazanamadı. Nedeni ise çok karmaşık ve olasılığı çok yüksek dinamiklerin olması.  Öngörülere göre bir dağıtıcı sayesinde tetikleyen ile diğer bilgiler arasında esrarengiz bir iletişim kuruluyor.

Wisconsin Üniversitesinden kognitif psikolog Tim Rogers bu dağıtıcının (hub) anterier temprol lobe (ATL) olduğunu öne sürdü. ATL i zarar görmüş hastaların semantik hafızalarında ve bilişim/knowledge edinimlerinde ya da bütünsel bilgi geri çağırmada eksik kaldıklarını gördü. Kelimenin anlamını, objenin adını vs. Aynı zamanda bu kişilerin oto biyografik bilgileri rahatlıkla geri çağırabildikleri görüldü.

Yapışkan deneylerde elektromanyetik sinyallerle ATL devre dışı bırakılıyor ve deneklerin objelerin isimlerini söyleyemedikleri ya da kelimelerin anlamlarını anlamlandıramadıkları görülüyor.

Rogers; ATL olmasaydı bir şey hakkındaki bilgileri birleştirmek için bir hayli zaman harcardık diyor. Patronunuz size şirketteki çalışanların yeni işler hakkındaki nabzını ölç dediğinde gider insanların bileklerine tutup saat ile nabız ölçmeye kalkardınız! İkisi de nabız ölçmek ama patronunuzun kelimeleri arkasındaki transformasyonel anlam farklı. Dilin derin yapısında Naom Chomsky bu modeli harika anlatıyor. Tavsiye ederim.

İyi haber ise beyinde bilişim/knowledge dilediğimiz kadar artabilir yani sınır yok. Dilediğimiz kadar bilebilir yeni semantik anlamlar oluşturabiliriz ve bilgiler arasında ilişki kurabiliriz. Kapasite dolmayacak kadar sınırsız.

Ancak Almanya Tibungen Üniversitesinden Micheal Ramscar  aşırı fazla bilmek yeterince uzun yaşayan herkes için bir sorun olabilir diyor. Ramscar’a göre yaş ilerledikçe kognitif yetiler yavaşlıyor nedeni beynin yaşlanması değil (beyin ve kalp sandığımız gibi yaşlanmaz) çok fazla bilgi (buradaki bilgiden kastım bilişim, her tür anlamlandırma, dış dünya ile ilgili olan her şey) yüklü olduğundan doluyor ve bu işlemleri yavaşlatıyor. Ve çok yüklü bir bilgisayar gibi yavaş çalışmaya başlıyor. Bunun tersi görüşte olan araştırmacılar da var.