Bilgi Almak İstiyorum

Adınız  
E-posta    
Telefon  
Konu  
İleti  
Detaylı Bilgi İçin
LIVCON

Şimdi evrenin dışında olduğunuzu hayal edin. Sadece durum ve yer olarak değil zamanın da dışına çıkın. Sanki kendinizin de dışına çıkar gibi bedeninizi dışarıdan görün ve yukarı doğru süzülün. Kendinizden uzaklaştıkça dışarıdan zaman çizgisi gibi bir şey gözlemleyin. Bir başında büyük patlama (Big Bang) diğer ucunda son. Şimdi bu imkânsız gibi gözüken durumdan baktığınızda zaman çizginize zaman akmıyor ve şimdi diye bir kavram yok. Zaman donmuş statik ve akmıyor. Çok fantastik bir durum gibi görünüyor; aslına bakarsanız bugün zaman tamamen tam da böyle. Zamanı gerçek olmuş bir geçmiş ve henüz daha gerçek olmamış bir gelecek olarak görebilirsiniz ancak yeni teoriler bize gösteriyor ki; geçmiş, şimdi ve gelecek hepsi birbirine eşit durumlar. Geçmişi, şimdiyi ve geleceği tamamen zihnimizde oluşturuyoruz. Yani geçmiş, şimdi ve gelecek diye bir şey yok!

Fizik şu anda bildiğimiz zaman kavramını aslında öldürdü. Soru şu; Geri istiyor muyuz bunu?

Şimdiyi öldüren ilk Newton’ du. 17 yüzyıl da zamanın matematiksel karşılığını formüle etti. Çıkarttığı modelde şimdinin karşılığı tamamen bireysel ve subjektifleşti, aynı haritada bir nokta gösterip buradayız demek gibi.

Einstein 20. yüzyılda ise görelilik teorisiyle bu bakış açısını biraz daha ileri götürdü. Görelilik teorisine göre dünyada herkesin aynı anda hem fikir olduğu durumlar olamaz. Herkes kendi hareket hızlarına göre farklı deneyimler yaşayacaklardır. İki farklı olay, iki farklı yerde, iki farklı kişi tarafından deneyimleniyor olacak ve bu iki kişi farklı hızlarda hareket ediyor olacaklar. Herkes kendi şimdi ve buradasını deneyimleyecek. Kendi şimdini anlatabilirsin ancak diğerleri bununla hem fikir olmayabilir diyor California Teknoloji Enstitüsünde fizikçi Sean Carroll.

Aslında bunların hepsi blok bir evrenin olduğunu bize gösteriyor. Örneğin bir blok kutucuğun içinde bir x işareti yazsanız kırmızı kalemle ve burası şimdi deseniz oranın şimdi olması tamamen nereden baktığınıza ve sizin nerede olduğunuza göre değişir. Geçmiş ve gelecek sağ ve soldan daha fiziksel değil! Nasıl sağ ve sol nerede ve nasıl durduğumuza göre sürekli değişken ise geçmiş ve gelecek te öyle! Zaman da size yakın olan şeyler var ve tabii uzak olan şeyler de var bu aynı sizden uzak olan objeler gibi. Zamanın aynı boşlukta akması, objelerin cisimlerin akması kadar garip ve gerçek dışı. Cisimler akamıyorsa o halde zaman da akıp gitmez ya da geçmez!


Gerçekliği Yakalamak

Herkes bu teoriye katılmıyor tabii! Güney Afrika’da Cape Town Üniversitesinde Kozmolojist George Ellis böyle düşünmüyor. Blok evren anlayışında kalarak evrenin yaşanılan deneyimlerimizi göstermesini nasıl bekleyebiliriz? Blok model, zamanın geçiş şeklini bize göstermiyor bu da günlük yaşamın en önemli özelliklerinden biri. Tabii buda gerçekliğin kötü bir modeli. Dahası ise, blok modele bakarsak, herhangi bir şey hakkındaki herhangi bir şey anlamsız hale gelir. Tüm yapılan bilimsel çalışmalar zamanın devamı ile olur. Hipotez oluşturursun, test edersin, kabul edilir ya da edilmez bu süreç zaman içinde yapılır. 2006 yılında Ellis, farklı resimler çekmeye başladı. Başlangıç noktası görelilik değil quantum fiziğiydi. Quantum fiziğinin enteresan özelliklerinden biri ise; belirli olmayan gelecek hedefleri, şimdinin içinde olasılıklarla çevrelenmiştir. Quantum objeleri, cisimleri, maddeler gözlemlenene kadar ve mümkün formunu alana kadar süper durumdadırlar!

En güzel illüstrasyon sanırım Alman Schrödinger’in köpeğidir. Hatırlar mısınız bilmem hani bir kutunun içinde ve dışında hem ölü hem de yaşayan köpek. Hani kutuyu açana kadar ölümü yaşıyor mu belli değildir. Zehirlen dimi, zehirlenmedi mi açık ya da kapalı olmasına göre görecelidir.

Ellis’e göre şu anda her şeyi biliyor dahi olsanız gelecekte ne olacağını hesaplamanız imkânsız. Bugünü bilebilirsiniz ancak yarını bilemezsiniz. Gelecek gerçek olamaz çünkü henüz daha gerçek formuna geçmedi yani süper konumda. Ellis’e göre quantum fiziği bize sübjektif açıklanabilen şimdi durumları sunuyor. Görelilik kuramına göre şimdiyi açıklamak mümkün. Einstein’ın görelilik teorisi 17. yüzyılda yayımlandı 10 yıl sonra özel zaman ve mekânın tam resmini veren teorisi zamanla mekânın arasındaki ilişkiyi açıklayarak görelilik kuramını ortaya koydu.

Eğer yeterli büyüklükte bir bilgisayar olabilse; evrendeki tüm dinamikleri hesaplayacak, kara delikten, büyük patlamaya kadar olan tüm dataları birleştirip, tüm pörmitasyonlar hesaplanıp, tüm galaksilerin durum ve zaman bozulmalarını hesaplayarak, bir 3d bakış yapabilme olanağı olabilse, bu bakış ile baktığımız yer ile diğer tüm bakış açıları eşitlenmiş olur. Yani her nokta aynı yaşta olmuş olur. Bu nokta hala bizim bildiğimiz şimdi değil tabii. Çünkü 3d üzerindeki her şey aynı anda olmuyor. Görelilik kuramına göre siz ve ben farklı hızlarda hareket ediyorsak sizin şimdinizle benim şimdim farklı. Görelilik kuramına göre birbirleriyle ilişkili olan şeyler farklı perspektiflerden sanki aynı anda oluyormuş gibi algılanırlar, kişiler buna itiraz etse bile. Ellis’e göre bu sadece Psikolojik bir durum. Böyle olması insanları mutlu ediyor ve rahatlatıyor ancak fizik için hiç bir anlam ifade etmiyor.

Quantum teorisine göre, gelecek henüz açıklığa kavuşmamıştır, ancak şimdi de öyle. Schrödinger’ in köpeğinin durumu gibi.

Ellis, zaman teorisi üzerinde hala çalışıyor, bir sürü boşluk var teoride.
Ellis’ in doğru yolda olmadığını düşünenler de var. Cambridge üniversitesinden Fizik filozofu, Huw Price’ a göre, şimdi ve gelecek ikisi de gerçektir. Geleceği tanımlamayabilirsin ancak orada olduğunu bilirsin. Örneğin yolda giderken dağın arka tarafını henüz göremiyor olabilirsin ancak bilirsin ki oradadır. Geleceği henüz tanımlanmamış olarak görmekte böyle olsa gerek diyor Huw.
Tabii Quantum teorisinde, Copenhagen quantum mekaniğine göre her yaşananın evrenlere göre farklı olasılıkları vardır. Schrödinger’in köpeği bir evrende yaşıyor diğerinde ise ölü olabilir. Eğer böyle ise Ellis’in teorisi suya düşer.
Kanada’dan Premiter Enstitüsünde fizikçi olan Lee Smolin, Time Reborn diye bir kitap yazdı. Kitabında ana mesaj şu: Zamanı blok gibi görmeyi bırakıp tamamen atmak lazım! Lee’ye göre geçmiş, şimdi ve gelecek hepsi her an deneyimlenebilir. Oysaki Ellis’e göre, sadece geçmiş ve şimdi gerçekleşmiş durumdaydı, gelecek henüz yoktu. Lee ise zaman ve evrenin hareketinin birlikte hesaplanarak deneyimlerin hesaplanması gerektiğini öne sürüyor.
San Diego California Üniversitesinde filozof Craig Callender’ a göre yeni bir zaman bakış açısına ihtiyacımız var. Bu fizik kanunlarını tamamen baştan yazmak ya da geometriyi yeniden keşfetmek anlamına gelmemeli. Daha henüz kesin bir model yok ancak bir engel de görmüyorum diyor Craig.
Zamansız yaşanır mı? Zamanı tamir mi etmeliyiz yoksa onsuz yaşayabilir miyiz? Seni geçip bana gelen bir zaman olabilir mi? Ya da herkesin zamanı farklı olabilir mi? Geçmiş, şimdi ve gelecek aynı anda yaşanabilir mi? Farklı olasılıklar aynı anda var olabilir mi? Köpek örneğinde ki gibi. Bu soruların cevabını ararken, evren, galaksiler bu gizemli sorularla dolu. İnsanın uyuyası gelmiyor bu kadar çözülmesi gereken soru varken!
Biliyorum biraz karışık ancak çok soyut bir konu. Yepyeni bir bakış açısı. Yazı karışık geldiyse tekrar okuyun. Bu konu ile ilgili araştırdıklarımı aktarmaya devam edeceğim.