Bilgi Almak İstiyorum

Adınız  
E-posta    
Telefon  
Konu  
İleti  
Detaylı Bilgi İçin
SÜPER ZEKA BİLGİSAYARLARA HAZIRLANMALIYIZ !
LIVCON
Matrix filmini izlediniz mi? Hani filmin kahramanı tüm insanlığı süper zeka makinelerden kurtarmaya çalışıyordu. Film bittiğinde olayların filmde kalması bizi rahatlatmıştı. Aslına bakarsanız gelecekteki teknoloji sinyalleri Matrix filmine doğru ilerlediğimizi bize gösteriyor. Şimdi bu yazımı iyi okuyun! Bir gün, bizden çok daha süper yapay zekalara sahip makineler geliştireceğiz. Onları ne şekilde tasarımlayacağımız ise en önemli ve bilgece yapmamız gereken kısım!
 
İnsan bugüne kadar kendisinden daha iyisiyle karşılaşmadı; ancak insanlık yapay zeka geliştirirse ve bu zekalar süper zeka seviyesine ulaşırsa yani kognitif becerileri insanı geçerse bu ezber artık bozulacak.
 
Belki de bizi Gorillaların yaşadığı bir gerçeklik bekliyor. Hatırlayın insanlık gelene kadar gayet mutlu mesut vahşice yaşıyorlardı. Ne zaman insan geldi ve kendi önceliklerine göre doğayı ve dünyayı kullanmaya başladı işte o zaman Gorillaların hayatları kendi ellerinden alındı ve insan yönetimine geçti; şimdi gelecekte belki de insan da aynı kısmete sahip!
 
O zaman bu süper zeka makinelerin şimdiden neler isteyeceği ile ilgili meraklanmalıyız. Onları bize hizmet edecek ve zarar vermeyecek şekilde dizayn etmek mümkün mü?
 
Motivasyon stratejilerini bize zarar vermeyecek hatta bizimle aynı şekilde olacak şekilde kurgulayabilir miyiz? Diyelim ki Süper zeka/yapay zekalar insancıl oldu ancak bunun böyle devam edeceğini kim nasıl garanti edebilir? Eğer süper zeka robotlar/makineler kendilerinin daha farklı başarı odaklı hırslı versiyonlarını geliştirirse?
 
Bu yüzden yeni bir bilim sanatı karşımızda yapay zeka; son 10 yıldır matematikçiler, filozoflar ve bilgisayar mühendisleri bir hayli yol kat ettiler. Şu ara yeni okuduğum, Superintelligence; Paths, dangers, strategies
 
(Süper zekalar: yolları, tehlikeler; stratejileri) kitapta korkutucu ve şok edici buluşları aktaracağım hazır olun!
 
Ama öncesinde bir adım geri adım atalım ve düşünelim! Neden daha zeki makineler çok büyük bir tehlike olsun ki? Zeka dediğim her tür akıl! İnsanın tüm kognitif süreçlerinde kullandığı zeka tiplerinden bahsediyorum. Bugüne kadar yapılan yapay zekaların hiçbiri bu söylediğimi başarmış değil. Hatta bir farenin zekasına bile erişemedi! Yani daha henüz fare kadar akıllı bir yapay zeka geliştirilmiş değil.
 
Dolayısıyla, şimdi ya da yakın bir gelecekten bahsetmiyorum! 30-40 yılımız var! Makinelerin, insanların kognitif/düşünce yoluyla yapabildiklerine ve neden sonuç mantığının kurgusunu oluşturabilme yetisine ne zaman gelir kimse bilmiyor. Ancak bir kere bu seviyeye ulaştıklarında; işte o zaman süper zeka ya doğru hızlı bir şekilde ilerleyecekler.
 
Bu ilerledikçe; yapay zekaya sahip bilimci makineler insandan çok daha hızlı yeni araştırmalarla kendi makine zamanlamasıyla çok hızlı bir ivme yakalayacak! İşte o zaman hiç bir bilgisayarın ulaşamadığı biyolojik insan beyninin kapasitesini fazlasıyla aşan yapay süper zekalar gelişmiş olacak!
 
Yapay zeka kendi sistemini kurmaya başlayacak, çok fazla güçlenecek. Ve ilk süper zekalar kendi önceliklerine göre yeni keşiflerle nano moleculer robotlar gibi şeyler geliştirerek insanı etkisiz hale getirebilecek. Buldukları teknolojiler sayesinde bizim dinozorlara attığımız fark gibi insanlığa fark atacaklar.
 
Üç çeşit süper zeka düşünebiliriz. Birincisi hız! Süper zeka insan zihninin yaptığı her türlü şeyi daha hızlı bir şekilde yapabilir. Akıllı bir sistem insan zihninden 10.000 kat daha hızlı çalışabilir. Bir kitabı bir kaç saniyede okuyabilir, bir doktora tezini bir kaç saatte tamamlayabilir. Böyle bir hıza dış dünya yavaş mod da gibi gelir!
 
İkincisi ise; Süper zeka’yı bir yazılım gibi düşünürsek rahatlıkla kopyalanabilir ancak insan zihnini kopyalamak çok zordur. Eğer makine ve elektrik maliyetine değerse kocaman bir süper zeka ırkı yaratılır! Aynı Matrix filminde olduğu gibi! Trilyonlarca böyle süper zeka zihinlerle ne icatlar yapılır neler keşfedilir bir düşünsenize!
 
Üçüncüsü ise; var olan canlılardan daha akıllı olabilmesi! İnsan canlılar arasında en akıllı olanı diye düşünüyoruz! Beynin ağırlığının 7.6 kilo olduğunu düşünün. Halbuki insan beyni sadece 1.5 kg insan beyni diğer canlıların beynine göre daha büyük. Ve insan olmayan diğer yaratıkların beyinleri de kendi ihtiyaçlarına göre uygun halde. Tabi insan beyninin soyut düşünebilme, dil kullanabilme ve uzun vadeli planlı projelerle bilim, teknoloji ve diğer her türlü gelişim çalışmalarını diğer canlılardan daha iyi yapabilme yetisi var. Ancak bu insanın en akıllı beyne sahip olduğunu söyleyemez! Belki de insan teknolojik ırk oluşturabilmeyi başarabilmiş en kısıtlı kapasiteye beyne sahip biyolojik yaratık olabilir! Oraya ilk ulaşmış olmamız bizim en akıllı olduğumuzu göstermez! Süper yapay zeka makineler insandan çok daha akıllı seviyelere ulaşabilecek.
 
Bu süper zekaların güçlü ve zayıf yanları var tabii. Bu farklı çeşitlerdeki süper zekaların farklı güçlü ve zayıf yanları olacaktır tabii. Örneğin; Kolektif süper zekalar özgür alt dinamikleri olan problemlerle karşılaştıklarında sıkışırlar ancak kaliteli süper zekalar ise problemlerden öğrenerek kendini geliştirebilecektir.
 
Süper zekaların tiplerine göre kişilikleri de olacaktır. İlk adım bilim yapabilecekleri seviyeye ulaşmaları için genel yapay zeka süreçlerinin öğrenilmesidir. Böylece örneğin bir bilimi bitirebilecek yetiye gelirler. Bilimi bitirebilecek seviyeye geldiklerinde kendi bilim alanlarını oluşturabilecek bir farkındalık öğrenme modeli olarak gelişir.
 
İşte bir kez bu seviyeye geldiklerinde makine zekalar/beyinler biyolojik beyinlerden çok daha avantajlı konuma geçerler; aynı makinelerin biyolojik insan kaslarına karşı avantajı gibi. Makinaların biyolojik yapılara göre çok avantajlı dinamikleri var, içsel iletişim süreçlerinden, hafıza kapasitelerine kadar biyolojik kapasitenin üstünde süreçlerine sahipler. Kopyalanma açısından çok hızlı olabilir mesela. İnsanın bilgi ve deneyimlerini kopyalamak çok zahmetli bir süreçtir. Dijital zihni edit etmek çok daha kolay olur. Algoritmalardan arşivlemeye kadar potansiyeli bir düşünün. İnsanlar olarak bizler beynimizde oluşan sinaptik etkileşimleri editleyebiliyoruz. Buna öğrenme denir! Ama nörolojik yapımızı aşan öğrenmeler gerçekleştiremiyoruz. Ancak süper zeka makinelerin öğrenme süreçlerini odaklanma kapasitelerini bir düşünün! Yorulma, motivasyon düşüklüğü biyolojik ihtiyaçlar vs. yok!
 
Bu şekilde gelişmiş süper zeka makinalarla yarışabilmeyi ümit etmemeliyiz. Ümit etmemiz gereken geç kalmadan onların tasarımı konusunda çalışmamız. Öyle tasarımlansınlar ki öncelikleri insanların kini ezip geçmesin. Tabii bu sorunu birileri süper yapay zekayı keşfetmeden çözmeliyiz! İnsanlığın geleceği bu problemi ne kadar etkili çözebilmemize bağlı diyor Nick Bostrom.
 
Takip ederek göreceğiz. Matrix filminin sonunda kahraman insanlığı kurtarmıştı. Tabi o bir film. Mutlu son ile bitmesi gerekiyor. Gerçekte bu böyle olmaz! Umarız filmdeki olaylar yaşanmak zorunda kalınmaz.